Ağız Kokusu

İnsanları sizden uzaklaştıracak bir ağız kokusuna sahip olmak, çoğunlukla kişilerde utangaçlığa ve sosyo-psikolojik problemlere yol açar. Bazı durumlarda evlilikleri bile etkileyebilir. Ağız kokusu, şimdiki medeni toplumlarda da olmak üzere sık sık karşılaşılan bir sorundur, aynı zamanda sosyal bir güvensizlik nedenidir. Psikolojik problemleri de ardı sıra getirir. Ağız kokusunun yol açtığı sosyal problemler biyolojik problemlerden daha fazla olmaktadır.

Hatta ağız kokusu toplumsal bir probleme sebep olmasaydı, belki de bir hastalık olarak görülmezdi. Tedavisi için de herhangi bir ilerleme de bulunulmazdı. Ağız kokusundan rahatsız olan kişiler, sosyal yaşantılarında kendilerine olan güvenlerini ciddi anlamda kaybedebilirler.

Ağız Kokusu (Halitosis) Nedir?

Ağızdaki rahatsız edici ve itici kokuya, kısaca ağız kokusu veya halitosis adı verilir.

Ağız kokusunu bir rahatsızlık olarak göstermek zordur.

Lakin, ağız kokusu çok ciddi rahatsızlıkların göstergesi olabilir.

Ağız kokusunu PATOLOJİK ve FİZYOLOJİK olmak üzere iki gruba ayırabiliriz.

Fizyolojik ağız kokusu:

Her sağlıklı insan, sabah uyandığı zaman sindirim kanalında oluşan gazlar veya dil sırtında üreyen bakterilerin yol açtığı ağız kokusu sorununu yaşayabilir. Dil sırtını fırçalamak ve daimi olmamak şartıyla çinko içeren ağız gargaraları kullanmak ve sakız çiğnemek bu probleme bir yanıttır. Beslenme ardında meydana gelen, nefesteki (ağızdaki değil) çirkin koku da fizyolojiktir. Mesela, sarımsak yiyen bir insanın kanına geçen uçucu aromatik bileşikler, dışarı atılır. Kan gazlarının akciğerden atılımının yol açtığı bu koku bir rahatsızlık değildir. Tedavi yapılacak olarak bakılmaz.

Patolojik Ağız Kokusu:

Patolojik halitosisten rahatsız olan hastalar diş doktoruna ağız kokusu problemiyle başvurmayabilirler.

Bazı insanlar kendilerinde olan ağız kokularının ya farkında değildir ya da çevreyi önemsemeden yaşayarak bunu kabullenmişlerdir.

Patolojik halitosis rahatsızlıkları kendi içinde de 3 gruba ayrılır:

Tip-1: Kişi kendi ağız kokusu kendisi fark eder. Bu sayede kişilerin %24,1’i diş doktoruna başvurur. Genellikle ağızlarındaki kokuyu kabullenmişlerdir. Halitosisten daha farklı bir rahatsızlık ile diş doktoruna başvururlar. Diş doktorunun uyarısı ile tedavi edilirler.

Tip-2: Kişi kokusunun farkında değildir ve yakınındaki kişiler bu kokuyu fark eder. Bu gibi kişilerin %50’si diş doktoruna başvurur.

Tip-3: Kişi ağız kokusunu ne kendisi ne de yakınlarından fark etmez fakat öyle tahmin eder. Veya hastanın aralıklı dönemlerde silik yakınmaları olmaktadır. Bu tip hastaların daha büyük bir bölümü diş doktorlarına başvururlar.

Ağız Kokusunun Nedenleri:

* Genellikle sinüs ve akciğer ile ilgili enfeksiyonlarda,

* Şeker hastalığı (aseton kokusu gibi kokar),

* Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibi kokar),

* Karaciğer yetmezliği,

* Metabolizma sorunları (teşhisi zor olan bir durumdur, kimi zaman hissedilen kötü bir balık kokusu gibidir),

* Oruç tutmak, diyet, açlık.